fbpx
En Yeni Web Sitesi Trendleri

En Yeni Web Sitesi Trendleri

Yeni bir web sitesi hazırlamak için kolları sıvadınız ve bir tasarımcı ile anlaştınız. Peki yeni web sitenizin yeni trendlere uygun hazırlandığından nasıl emin olacaksınız? İşte size harika bir rehber.

Hepimizin amacı aynı. Gıcır gıcır, son model bir web sitesi ile müşterilerimizi etkilemek. Ve elbette iyi bir SEO ile Google’da yeni müşterilerin bizi kolayca bulmasını sağlamak. Biz de Grafik Servis ekibindeki genç dahilere, hangi kriterlere göre web tasarım yaptıklarını sorduk. Güzel bir rehber ortaya çıktı.

1) Web Siteniz Hızlı Yüklenmeli

Kimse bir sayfanın yüklenmesini beklemek istemez. Eskiden olsa böyle der geçerdik. Şimdilerde Google da bu konuda epey hassas. Dolayısıyla yavaş yüklenen sayfaların SEO puanları çok düşük oluyor ve aramalarda alta düşüyor. Sadece bu bile, sitenizin hızlı olmasını gerektiriyor.

Siteniz Hızlı Yüklenmeli

Eğer siteniz yavaş yükleniyorsa bunun iki sebebi vardır. Ya kötü tasarlanmıştır ya da düşük kaliteli bir hosting servisinde barındırılıyordur. Her iki durumda da tasarım ajansınızı suçladığınızda kimse size bir şey diyemez!

2) Web Siteniz Mobil Öncelikli Olmalı

Bakınız yukarıdaki madde! Yani öncelikle web sitesi ziyaretçisi gerçek kişileri düşünün. Bunların yarıdan fazlası artık sadece akıllı telefon üzerinden sitenize giriş yapıyor. Bunlar ya zaten müşteriniz ve korumak zorunda olduğunuz bir şöhretiniz var. Ya da bu kişiler müşteri adayı ve onları etkilemek zorundasınız.

İşin kötüsü (ya da işin güzeli) Google da böyle düşünüyor ve artık sitelere puan verirken mobil versiyonlarını önceliyor.

Kısacası güzel bir siteniz olsa bile, cep telefonundan doğru görüntülenemiyorsa, bu durum hem müşterilerinizi hem de arama motorlarını fena halde rahatsız ediyor.

3) Web Siteniz Ölçülebilir Olmalı

Günümüzde web siteleri bir kere yapılıp bir kenara bırakılmıyor. Web siteleri artık adeta yaşayan organizmalar. Buna da Büyüme Odaklı Web Tasarım (Growth Driven Design) deniyor ve son zamanlar Grafik Servis ofisindeki en sıcak konulardan biri de bu.

Şimdilik akılda tutmanız gereken şey şu: eğer sitenizi ölçemezseniz, doğru yöne doğru geliştirip büyütemezsiniz de. Elbette bu gelişmenin, yaptığınız ölçümlere dayalı olması gerekiyor.

Neyse ki ücretsiz bir araç olan Google Analytics, size ihtiyaç duyduğunuz tüm metrikleri sağlıyor. Henüz sitenize bir Analytics hesabı açmadıysanız ya da sitenizi yapan ekip bunu yapmadıysa, doğru tasarım ajansıyla çalışmıyor olabilirsiniz. Dikkat!

4) Web Siteniz Google İle Aynı Dili Konuşmalı (SEO)

Sürekli duyduğunuz sihirli kelime: SEO. Bu bir kaç yıl önce de böyle idi, şimdi de böyle ve görünür gelecekte de hep böyle olacak!

SEO Dostu Tasarım

Kısacası, web sitenizin hem gerçek ziyaretçiler hem de arama motorlarının üzerinize saldığı robotları düşünerek tasarlatmanız gerekiyor. Birincisini memnun etmek kolay sayılır. Alt tarafı estetik açıdan güçlü, yetenekli bir grafikere ihtiyacınız var.

Öte yandan Google gibi arama motorlarını tatmin etmek biraz daha zor. Neyse ki WordPress gibi platformlar, SEO ayarları yaparak öne geçmeyi kolaylaştırıyor. Üstelik Yoast SEO gibi bir çok eklenti ile kontrol size geçiyor. SEO uyumlu makale yazmak ise ayrı bir sanat. Neyse ki bu konuda harika bir rehber hazırladık.

5) Web Sitenizde İçerik Yönetim Sistemi Bulunmalı

Günümüzde bir çok web sitesinin vazgeçilmez bir parçası olan İçerik Yönetim Sistemi (İngilizce kısaltmasıyla CMS) web tasarımcısı olmayan ‘ölümlülerin’ bile içerikleri kolayca güncellemesini sağlar. Wix ya da WordPress ile oluşturulmuş web siteleri kendiliğinden bu özelliğe sahiptir.

CMS’ler sayesinde hem hizmetlerinizi anlatan sayfaları kolayca güncelleyebilir hem de düzenli olarak blog, haber ve makale gibi yeni yazılar ekleyerek sitenizin arama motorlarında daha kolay bulunmasını sağlayabilirsiniz. Organik, yani reklam vermek gerekmeden kendiliğinden oluşan site trafiğinizin artması için başka bir silahınız olmadığını hatırlatalım.

6) Web Siteniz Dönüşüm Odaklı Tasarlanmalı

Organik trafik ile sitenize gelen ziyaretçiyi bir Başlangıç Sayfasına (Landing Page) yönlendirerek ona bir hediye vermek ve karşılığında bilgilerini almak, o kişiyi bir Müşteri Adayına (Lead) dönüştürmek demek. Bu aslında Inbound Pazarlama (Inbound Markteing) denilen bir metodolojinin parçası ve günümüzde, örneğin ABD’deki pazarlama aktivitelerinin çoğunluğunu oluşturuyor.

Ülkemizde de Sosyal Servis gibi sosyal medya ajansları, dünyada Hubspot‘un avukatlığını yaptığı Inbound Pazarlama hizmetini hakkıyla veriyorlar.

Şimdilik sizin bilmeniz gereken, web sitenizin daha en baştan bu metodoloji ile uyumlu şekilde tasarlanmış olması. Açıkçası WordPress gibi platformlar ve ücretsiz eklentiler sayesinde yolunuz açık diyebiliriz.

7) Web Siteniz E-Posta Pazarlamayla Entegre Olmalı

E-Posta Pazarlama (Email Marketing) hala yaşıyor mu? Eğer sizin E-Posta Pazarlama’dan anladığınız sağdan soldan derlediğiniz adreslere soğuk gönderi (spam) atmak ise. Çoktan öldü. Yok eğer, web sitenize entegre ettiğiniz formlar üzerinden Lead toplamak ve bu kişileri Pazarlama Otomasyonu ile Müşteriye dönüştürmek ise… hala yaşıyor, üstelik eskiden daha da canlı!

Mailchimp gibi sitemlerin ücretsiz WordPress eklentileri ya da Wix uygulamaları bulunuyor. Bu sayede sitenizin ziyaretçilerini kolayca E-Posta Pazarlama siteminizin altına kaydediyorsunuz. Bu yine, yukarıda bahsettiğimiz Inbound Pazarlama’nın bir alt başlığı. Bir kenara not edin.

8) Web Siteniz Sosyal Medyaya Senkronize Olmalı

Sosyal Medya kanallarından hedef kitlenize ulaşmak, web sitenizden ulaşmaya kıyasla, daha kolay. Dolayısıyla sosyal medya hesabınız web sitenize, web siteniz de sosyal medya hesaplarınıza bağlı olmalı.

Kuru kuruya link vermekten söz etmiyoruz. Örneğin Instagram ya da Twitter’daki paylaşımlarınızın web sitenizde otomatik olarak görüntülenmesini sağlayarak işe başlayabilirsiniz. Bunun için çok sayıda eklenti mevcut. İkinci olarka, web sitenize eklediğiniz faydalı içerik ve blog yazılarına, sosyal medya hesaplarınızdan link vermelisiniz. Bu şekilde kusursuz bir zincir oluşturabilirsiniz.

9) Web Siteniz Çok Ama Çok Güvenli Olmalı

Neredeyse her web sitesi artık ziyaretçi bilgilerini kaydediyor ve saklıyor. İnsanların çoğu, farklı farklı web sitelerine kaydolurken aynı e-posta adresini ve aynı şifreyi kullanıyorlar. Daha da kötüsü, bu şifreler çoğu kez Gmail ya da Yahoo gibi hesaplarının şifresi ile aynı oluyor. Bu bilgilerin güvenliğinin size emanet edilmiş olduğunu asla unutmayın.

Bu madde, yukarıdaki bir çok madde gibi, SEO’yu da ilgilendiriyor. Çünkü arama motorları (yine) güvenlik konusunu öne alarak sitenizin puanını kırıyor ya da sizi arama sonuçlarında yukarı taşıyor. Örneğin Google, https ile başlayan (yani SSL) kullanan siteleri daha yukarı taşıdığını açıklayalı epey oldu.

Son Söz

Görüldüğü üzere, son günlerde Web Sitesi tasarlarken dikkat edilmesi gereken şeyler sayıca hiç de az değil. Güzel olansa, neredeyse tüm maddelerin ortak kriterleri baz alıyor olması: Hem gerçek bir insan olan site ziyaretçisini öncelemeniz gerekiyor; hem de sitenizi indekslemek üzere kolları sıvayan Google algoritmalarını tatmin etmeniz gerekiyor.

Bu kriterlere dikkat ederek uzun yıllar size yeni müşteri kazandıracak bir web sitesini, biraz sabırla kendiniz inşa edebilirsiniz. Yardım almak isterseniz Grafik Servis ekibine danışabileceğinizi hatırlatalım.

Kolay gelsin!

Sevdiyseniz Paylaşın

    Siz de Yorum Yazın